Kolon – rektum kanseri nedir?

Kalın bağırsak, sindirim sistemimizin anüsle sonlanan son 1, 5-2 metrelik bölümünün genel adıdır. Kalın bağırsağın son 15 cm’lik bölümüne rektum, geride kalan kısmına ise kolon adı verilir. Kalın bağırsak kanserinin görülme sıklığı ülkelere göre değişkenlik gösterir. Kalın bağırsak kanseri sıklıkla alkol ve sigara kullanımı aşırı olan, sebze ve meyve tüketmeyen diyabet ve obezite sorunu olan kişilerde görülür.

 

Kolon – rektum kanseri tanı yöntemi ve tedavileri nelerdir?

Kolon – rektum kanseri tanısı yapılan genel muayene sonrası kolonoskopi ve biyopsi ile teşhis edilebilmektedir. Bununla beraber tomografi, ultrason, endo ultrason, MR ve PET gibi tetkikler ile hastalığın yayılma derecesi saptanır.

Kalın bağırsak kanserinin tedavi yöntemi ise cerrahidir. Cerrahi müdahale öncesi ve sonrası kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanabilir. Bu tedaviler ile amaçlanan hastalığın tamamen tedavi edilmesi veya hastanın yaşam kalitesine arttırmaktır. 10 yıl içerisinde tanı ve tedavide sağlanan ilerlemeler sayesinde kalın bağırsak kanseri olan hastalara uzun ve kaliteli yaşam yolu açılmıştır. Kolon kanseri ve rektum kanseri tedavisinde kullanılan yöntemler şunlardır:

Minimal invaziv cerrahi: Kalın bağırsak kanseri tedavisinde geçmişte ameliyatın tek yolu hastanın karnına yapılan ve uzunlukları 40-50 cm’ye kadar ulaşabilen kesilerdi. Bugün laparoskopik cerrahi, tek port cerrahi ve robotik cerrahi gibi yöntemler kalın bağırsak kanserlerinin tedavisinde kullanılmaktadır.

Karından Dışkılama – Torbaya Dışkılama: Kalın bağırsağın rektum adı verilen son bölümünün son 3-4 cm’lik kısmı dışında ameliyat sırasında bağırsağın belli bir bölümü çıkarıldıktan sonra her iki uç tekrar birbiri ile birleştirilir. Bu hastaların bir kısmında birleştirilen yer iyice iyileşene kadar geçici bir süre (6-8 hafta ) ince bağırsak dışarı alınabilir. Bu hastalarda dışkılama normal bir şekilde yapılabilir.

Anüse yakın kanserlerde ise anüs bağırsak karın duvarına getirilir. Bu müdahale ile hastanın karın duvarına yapıştırılan bir torbaya dışkılaması sağlanır. Bu işleme kolostomi denir. Bu tip bir müdahale tüm kalın bağırsak kanseri olan hastaların %5’nde gerekmektedir. Bu müdahale sonrasında da dışkılama normal yolla yapılır.

Kalın bağırsak kanseri ameliyatında sadece kalın bağırsaktaki tümörün çıkarılması yeterli değildir. Kanserin yayılma olasılığı olan lenf bezlerinin ve varsa; başka organları tutmuş kanserli dokuların da tamamen çıkarılması gerekir. Bu işleme küratif rezeksiyon denir. Ameliyat alanında çok az da olsa kanserli doku kalırsa hastalık bir süre sonra tekrar edebilir. Bu nedenle hastaya küratif bir rezeksiyonun yapılmış olması son derece önemlidir.

 

Kalın bağırsak kanseri önlenebilir mi?

Kalın bağırsak kanseri erken evrede yakalandığında tedavisi mümkün olan hastalıklardan biridir. Bunun için kanser erken evrede ya da hiç oluşmadan tespit edilmelidir. Şikâyeti olan hastaların hemen doktora başvurması tabi ki çok önemlidir ama şikâyet oluşturmuş kalın bağırsak kanserlerinin çoğu maalesef erken evreyi geçmiş olur. Bu nedenle hiçbir belirti olmasa da 50 yaşından itibaren sağlıklı insanların belli aralıklarla tarama testlerine girmesi gereklidir. Bu amaçla dışkıda kan testi, sigmoidoskopi, kolonoskopi ve kalın bağırsak filmi gibi tetkikler kullanılır.

 

Kalın bağırsak kanseri hastaları tedavi sonrası nasıl takip edilirler?

Kalın bağırsak kanseri hastaları tedavi bitiminden itibaren ilk 2 yıl 3 ayda bir, ikinci yıl ile beşinci yıl arasında 6 aylık aralıklarla kontrol edilirler. Bu kontrol sırasında hastalığın evresine bağlı olarak CEA testi, bilgisayarlı tomografi, kolonoskopi gibi tetkiklerle takip edilirler.

Eğer siz de onkolojik cerrahi, kalın bağırsak kanseri, kolon kanseri, veya rektum kanseri konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorsanız önerimiz olan Dr. Öğr. Üyesi Murat Kalaycı‘nın sitesini buradan ziyaret edebilir: Onkolojik Cerrahi, randevu ve sorularınız için 0216 575 55 92 – 0530 575 55 92 numaralı telefonu arayabilir veya iletişim sayfasından kendisine ulaşabilirsiniz: İletişim